92406 kayıt bulundu.
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Paylaşma işi yapılmak
1. Fırlayan arsa rantları, oy ticareti hissesi olarak paylaşıldı.
1. Fırlayan arsa rantları, oy ticareti hissesi olarak paylaşıldı.
1. isim , isim , isim , isim , Paylaşma işi
1. İlk büyük kanlı paylaşım sona ermiş, yaralar sarılmaya çalışılıyordu.
1. İlk büyük kanlı paylaşım sona ermiş, yaralar sarılmaya çalışılıyordu.
1. -i , -i , -i , -i , Çabucak veya kısa sürede paylaşmak
Telaffuz : paylaşı'vermek
1. isim , isim , isim , isim , Paylaşmak işi
1. Eyleme beraber girersiniz, siz sonuca ulaşmayı düşünürsünüz, onlar ulaşmadan paylaşmayı.
1. Eyleme beraber girersiniz, siz sonuca ulaşmayı düşünürsünüz, onlar ulaşmadan paylaşmayı.
1. -i , -i , -i , -i , Aralarında bölüşmek, pay etmek, üleşmek
1. İçtikleri su ayrı gitmez, her derdini onunla paylaşırdı.
1. İçtikleri su ayrı gitmez, her derdini onunla paylaşırdı.
2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Benimsemek, onaylamak
1. Saçları kesilince kafası daha da küçük görünen çocuğa, ortak bir sırrı paylaşıyorlarmış gibi muzipçe göz kırptı.
1. Saçları kesilince kafası daha da küçük görünen çocuğa, ortak bir sırrı paylaşıyorlarmış gibi muzipçe göz kırptı.
1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Paylaştırma ihtimali veya imkânı bulunmak
2. Paylaştırma becerisi bulunmak
1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Herkese kendi payına düşeni aldırmak veya vermek
1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Birinin, başkasını paylamasına sebep olmak
1. isim , isim , isim , isim , Isıya ve kimyasal etkilere dayanıklı bir cam türü
Lisan : İngilizce pyrex
Telaffuz : pa'yreks
paytak adım
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çarpık, eğri bacaklı
2. isim , isim , isim , isim , Satranç oyununda piyade taşı
Lisan : Arapça baydaḳ
1. isim , isim , isim , isim , İki yana sallanarak yürüme
1. Çocuk hızlı, paytak adımlarla parkın kapısına doğruldu.
1. Çocuk hızlı, paytak adımlarla parkın kapısına doğruldu.
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Biraz paytak, paytak gibi, paytağa benzer
1. Yaşlıca bir erkekle biraz paytakça bir kadın ağır ağır yürüyorlardı.
1. Yaşlıca bir erkekle biraz paytakça bir kadın ağır ağır yürüyorlardı.
2. zarf , zarf , zarf , zarf , (payta'kça) Paytak bir biçimde
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , İki yana salınarak yürümek
1. Biz yaklaşınca kaz daha fazla paytaklaştı.
1. Biz yaklaşınca kaz daha fazla paytaklaştı.